Daha Anne Karnındayken Bebeğinizin Beyin Gelişimini Siz Destekleyin!

Uzman Eğitim Hemşiresi Hande Aktay, bebeğin beyin gelişimini desteklemek ile ilgili verdiği bilgiler anne ve anne adayları için çok önemli bilgiler içeriyor.

Hepimiz zeki, başarılı, ders çalış demeden ders çalışan çocuklar yetiştirmek istiyoruz , bunun için çocuklarımızı o kurstan bu kursa, o özel dersten bu özel derse sürükleyip duruyoruz.. Peki okul hayatı başlamadan okul başarısını destekleyebilir miyiz ?

Yapılan araştırmalar ve uzmanlar bu sorunun cevabının EVET olduğunu söylüyor. Bunun için yapmamız gerekenler aslında anne karnından itibaren başlıyor.

Daha Anne Karnındayken Bebeğin Beyin Gelişimini Siz Destekleyin!

Elbette genetik faktör ne kadar önemli olsa da yapılan çalışmalar gösteriyor ki, sizin bebeğiniz anne karnında iken yapacaklarınız, çevresel koşullar ve erken sağ beyin eğitimini destekliyor olmanız, bebeğinizin beyin eğitiminde büyük rol oynuyor.

Bebeğinizin beyin eğitiminin meyvesi uzun süre sonra alınacak zor bir çalışma gibi görünse de aslında ilkokul çağlarından itibaren bu farklılığı, hatta 6. aydan itibaren hem motor hem dil gelişimindeki hızlı ilerlemeyi mutlaka fark edeceksiniz.

Peki neler yapalım?

Biz insanlar şaşırtıcı şeyler yapabilme yeteneğine sahibiz, çünkü bebekken inanılmaz bir öğrenme gücüne sahip olarak doğuyoruz.

Bir hayvan yavrusu doğduğunda kimseye ihtiyaç duymadan yürüyüp koşma, karnını doyurma becerisine sahip, fakat insan yavrusunun her şeyi yapmak için desteğe ihtiyacı var. Bu destek de çevrelerinde onu seven ve özverili insanlardan gelmeli.

Bebeklerimizi yetiştirirken şunu unutmamak gerekir, bebek uyanık olduğu her an -belki uyurken de- sürekli bir şeyler öğrenir, bu sebeple onun beyin gelişimine yardımcı olmak bir iş gibi görülmemeli, bebeğinizle her an yaşayabileceğiniz mutlu anların bir parçası olmalıdır.

1- Anne Karnında Beyin Gelişimine Destek

Çevresel Tehlikeler

Eğer çalıştığınız ya da yaşadığınız ortamda radyasyon, kimyasal maddeler, enfeksiyon hastalıkları gibi tehlikeli durumlar mevcutsa, mümkün olduğunca bunlardan uzak durmak uygun olacaktır. Temizlik maddelerinin de içinde kimyasallar olduğu unutulmamalı, mümkün olduğunca onlar da kullanılmamalıdır. Günümüzde yoğun trafik ve yol açtığı çevre kirliliği de hamileliği etkileyen faktörlerden maalesef,ne kadar mümkünse o kadar uzak durulmalı.

Egzersiz ve Sağlıklı Beslenme

Araştırmalar gösteriyor ki özellikle yüzme ve yürüme gibi düzenli yapılan egzersizler kan dolaşımın artmasına ve dolayısıyla bebeğin beyin gelişimine destek olmakta, bunun yanında dengeli beslenip aşırı kilo almamak da çok önemli.

İlaç Kullanımı

Gerekli olmadıkça ilaç kullanılmamalı, parasetamol grubu ilaçların bile tam etkisi bilinmemekte.

Alkol Kullanımı

Bebeğin beyin gelişimine zarar verebilecek olan Fetal Alkol Sendromu yapabileceğinden alkol alınmamalı veya doctor önerisine gore sınırlandırılmalı.

Sigara Kullanımı

Bebeğin büyüyen beynine giden kan akışını ciddi ölçüde sınırladığından hiç kullanılmaması önerilmekte.

Kan Basıncının Dengede Tutulması

Kan basıncının yüksek olması plesentadan bebeğe yeterli kan akışının olmasını engelleyecektir, gebelik boyunca doctor kontrolü ile kan basıncı dengede tutulmaya  çalışılmalıdır

Folik Asit Kullanımı

Folik asit takviyesi almanız, yeşil yapraklı sebzeler, buğday tohumu ve portakal suyu gibi besinler tüketmeniz bebeğin doğumsal hastalıklar, hiperaktivite gibi rahatsızlıklarla karşılaşma riskini azaltacaktır

Balık Yağı Takviyesi

İçerdiği yağ asitleri sebebi ile beyin gelişimde önemli rol oynadığından doktorunuzun tavsiye ettiği balık yağı takviyesini kullanabilirsiniz.

Bunların yanında güneşe çıkıp D vitamini almanın ve elbette stressiz bir ortamda gebeliğinizi geçirmeye çalışmanın da bebeğinizin sağlıklı gelişmesine mutlaka desteği olacaktır.Eğer stresli bir işte çalışıyorsanız erken izin almanız uygun olabilir.

Gelelim Beynin Gelişmesine

Beyin özel işlevi olan nöron dediğimiz yapılarla doludur, bu nöronların her birinde akson, dentrit, çekirdek ve gövde mevcuttur.

Uyarı aksona geldikten sonra dentritlere  geçer,  fakat bir nöronun dentritinden diğer nörona uyarı geçmesi sinaps denen bir aralıktan geçerek olmalıdır, bu aralıkta ise hormonlardan oluşan kimyasallar vardır, işte bu kimyasallardan biri de seratonin yani mutluluk hormonu da denilen hormondur. Düşünme dediğimiz şey ise uyarının nörondan nörona kesintisiz ilerlemesidir.

Yani sizin bebeğinizle etkileşiminiz sevgi doluysa, siz ne kadar onunla vakit geçirmekten keyif alır ve hayatınızın her anınını onun da keyif alacağı bir oyuna dönüştürseniz ve ona bu sırada bir şeyler öğretirseniz, bebeğinizin beyin gelişimine destek olur ve nöronların artmasına sebep olursunuz .

Bu süreç anne karnında başlayıp doğumdan itibaren devam edecektir. Nöronlar kullanıldıkça -bebeklikten itibaren- uyarıldıkça artar, kullanılmayan nöronlar ise ölür. Yani onların sayısını arttırmak bebeğe bakan kişilerin sevgi dolu ilgisine ve aşağıda anlattığımız davranışlara bağlıdır.

2- Duygusal Destek

Anne karnında başlayan beyin gelişimi bebek doğduğu andan itibaren duygusal olarak desteklenmeye başlanmalı,

Not: Araştırmalar fetüsün daha rahimdeyken bile dinlediğini ve öğrendiğini söylüyor. Karnındaki bebeğe yüksek sesle masal okuyan annelerin  doğurduğu bebeklerin, söz konusu masalı bilmedikleri bir masala tercih ettikleri görülmüş. Nasıl mı?

Davranışlara Yanıt Verme;

  • Anladığını, dinlediğini belli etme,
  • Güven oluşturma,
  • Bebeği tanıma
  • İhtiyacın/sorunun farkına varma(ağlama?), kucağa alıp sakinleştirme,
  • Bağlanma,
  • Stres tepkisini düzenleme,

Dokunma / İlgi / Sevgi

  • Sevgi, olumlu deneyimler paylaşma, paylaşımdaki tutarlılık
  • Sevgiyle yapılan dokunma, sarılma, el tutma, kucakta taşıma…
  • Duyusal gelişim, hissetme ile ilgili alanların gelişimi ve bağlantısı
  • Dikkat verebilme, karşılıklı bakış, taklit
  • Duygulara karşılık, yüreklendirme
  • Ayrılıkların tahmin edilebilir olması, ayrılırken veda gelme, gelince karşılama

Duyuları Uyarma / Destekleme

  • Kontrollü olarak farklı objelere/canlılara dokunma,
  • Kontrollü olarak farklı şeylerin tadına ve kokusuna bakma,
  • Objelerin erişilebilir mesafede olması
  • Farklı objeleri takip edebilmeye, dikkat vermeye alıştırma
  • Yeni ilgi çekici (renk, şekil, doku açısından) objeler gösterme
  • Tutma, çevirme, itme gibi farklı deneyimler (kitap sayfası, kaşık vs. )
  • Müzik dinleme, şarkı söyleme, taklit etme, farklı sesleri çıkartıp dinleme, sessizlik, alçak/yüksek ses, yankı
  • Bu yönlerde oyunlar oynamak
  • Deneme/yanılmaya açıklık
  • Gerekli duyma, görme, işitme gibi kontrollerin uygun zamanlarda yapılması, gerekli önlemlerin alınması.

Tüm bunların sevgi ve özveriyle yapılması gerekir,  hem duygusal hem zihinsel gelişmeleri sizin ona ne verdiğinize bağlıdır, ne kadar çok zaman ve çaba harcarsanız bebeğinizin kazanımı da o kadar büyük olacaktır,

Bırakın eviniz dağınık kalsın, misafirlerinizi ağarlamayın, bebeğinizin gelişimini desteklemek tüm bu işlerden çok daha önemli.

Kaynaklar:

  • Lowe F. and Lowe B, Brain Training for Babies, (2011),Optimist Yaınları, Istanbul
  • Yavuzer H.,Çocuk Psikolojisi,(2015),Remzi Kitapevi, İstanbul
  • Boğaziçi Üniversitesi ,Mucize Annelik Okulu Ders Notları,(2016),BÜYEM

Ebola Virüsü Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Gavurdağı Salatası Tarifi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir