Seyahat

Bozkırın Parlayan İncisi Harezm’i Keşfetmeye Var Mısınız?

Bozkırın parlayan incisi Harezm… Sağında Kızılkum solunda Karakum gibi iki ıssız bozkır uzandığı halde  Amuderya nehrinin kollarına sararak hayat verdiği bu topraklar gerçekten de bu tanımı hak ediyor. Harezm, günümüzde OrtaAsya coğrafyasında bulunan ve kendileri de bizler gibi Türk soyundan gelen Özbekistan Cumhuriyeti’nin bir bölgesi. Gürgenç ve Hive gibi iki önemli şehri bulunuyor. Ülke topraklarının güneyinde yer alıyor ve sahip olduğu büyük kültür ve tarih birikimini keşfetmemiz için bize kucak açıyor. Keşfetmeye var mısınız?

Harezm İsmi Nereden Geliyor

Rivayet o ki; Harizm kavmi şark padişahının hizmetinde olduğu halde padişahın gazabına uğrayarak yerlerinden sürülmüşler. Sonraları haklarında bilgi edinmek isteyen padişah, maiyetinden birilerini görevlendirerek Harizm kabilesine göndermiş. Görevliler tekrar ülkelerine döndüklerinde padişaha Harezmlileri anlatırken balık tuttuklarından ve ateşte pişirerek yediklerinden söz etmişler. Hârizm dilinde ete hâr, oduna da rizm/rezm denildiğinden buraya Hâr-rizm adı verilmiş.

Parlayan İnci Harezm’in Tarihçesi

Harezm, tarih boyunca küçüklü büyüklü pek çok devlet ve hanlığa ev sahipliği yapmış bir yer. Büyük İskender’in kurduğu Helen İmparatorluğu’na tabi olmuş, Emeviler döneminde girişilen fetih hareketleri sonucunda İslam dünyasıyla tanışmıştır ki tarihteki o şanlı yerini bundan sonra almaya başlayacaktır. Ardından bölgeye Gazneliler,  Selçuklular ve isimleri de bölgeyle anılan Harzemşahlar hükmetmiştir.

Bu dönem boyunca Harezm, medreseleri ve yetiştirdiği ilim adamlarıyla öne çıkarken ticari açıdan da bir çekim merkezi haline geldi.  Öyle ki İran, Çin, Hindistan, Sibirya ve taa İskandinav ülkelerinden gelen büyük kervanlar burada mallarını satışa çıkarırmış.

Gelin görün ki bu hareketli ve zengin topraklar Moğollarında ilgisini çeker. Akın akın gelen Moğol istilasına karşı kahramanca direnen Harzemşahların son hükümdarı Celaleddin Harzemşah mücadelesinden ölünceye dek vazgeçmemiştir. Ölümünün ardından Moğollar Harezm’i işgal etmiş ve şehrin yönetim merkezi Gürgenç yerle bir edilmiştir.

Moğollardan sonra Timurlar, Timurların ardından da mahalli idarelerin hakimiyeti devam etti. Bölge eskisi kadar olmasa da bir canlılık kazandı.

Harezm’de Keşfedilecek Yerler

Kalta Minare, Muhammed Emin Han medresesinin bir parçası olarak bölgenin en büyük ve uzun minaresi olarak planlanmışken Muhammed Emin Han vefat edince 26 metrede yarım kalmış. Bu nedenle küçük minare anlamına gelen Kalta Minar ismiyle anılagelmiştir. Turkuaz renkli çinileriyle göz alıcı bir güzelliğe sahip.

Kalta Minare

Cuma Mescidi 52 metrelik minaresiyle dikkat çekiyor. Düz damlı olan cami; ahşap ustalarının elinden çıkmış, her biri sanat eseri değerinde 212 ahşap sütunla desteklenmiştir. Ayrıca sıcaktan bunalanları serinletmek için içeride kar havuzu düşünülmüş.

Cuma Mescidi’nin ahşap sütunları

İslam Hoca Minaresi de yine İslam Hoca Medresesinin bir parçası olarak inşa edilmiş. 57 metre uzunluğuyla Orta Asyanın en yüksek minaresi ayrıca en tepe noktasına 117 basamakla çıkılıyor.

İslam Hoca Minaresi

Taş Avlu Sarayı, 1841’de inşa ediliyor. Allah Kulu Han için yaptırılan bir saray. Misafir ve elçilerin kabulü için bir bölüm, adalet divanı ve haremden meydana geliyor. Han ve maiyeti burada kalıyorlar. Saray genel olarak geniş avlulardan ve bu avluların etrafına sıralanan odalardan oluşuyor. Turkuaz rengin hakimiyetini burada da görmek mümkün.

Taş Avlu Sarayı

İçan Kale, eski Hive’yi çevreleyen kaleye verilen isim. İç kale anlamına geliyor. Tarihi milattan önce beşinci yüzyıla kadar gidiyor. 2 kilometre uzunluğunda ve 7 metre yüksekliğe sahip kerpiç bir duvardan oluşuyor. 4 kapısı mevcut. İçerisinde 50 medrese, pek çok cami ve tarihi yapı bulunmaktadır ve Dünya Unesco Mirası listesinde yer almaktadır.

İçan Kalesi

Harezm’in Üç Önemli İsmi

Biruni; matematik ve doğa bilimleri alanında yaptığı çalışmalarla tanınan bir bilim insanı.

Harezmi; cebir ve algoritmanın kurucusu ve sıfır rakamının mucididir.

Pehlivan Mahmut ise 13. yüzyılda yaşamış, pehlivanlığının yanında şairliğiyle de tanınmış bir halk kahramanı. Sırtının hiç yere gelmediği ve kazandıklarını hep yetimlere dağıttığı söylenir. Türbesi halkın uğrak yerlerinden biri.

Şarkı Tadında Bir Harezm