Eskişehir – Sivrihisar’da Gezilecek Yerler

Sivrihisar, turizmde marka kent olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Eskişehir’in en büyük ilçesidir.

Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Aziz Mahmut Hüdai, Hızır Bey gibi çok önemli Türk büyüklerinin bu ilçeden çıktığı iddia edilen Sivrihisar, Eskişehir’in en büyük ilçesidir.

İlçe merkezi, Ankara, Eskişehir ve İzmir karayollarının kesişme noktası üzerindedir. Sivrihisar ilçesine ismini veren, Çal Dağı’nın uzantısı olan volkanik bir kaya kütlesinin eteğinde, gökyüzüne doğru yükselen sivri kayalıklardır. Kayalıkların Hisarönü-Balkayası mevkiinde Eskişehir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nce boyalı kaya resmi tespit edilmiştir. Kaya yüzeyine kırmızı boya ile at, insan ve köpek figürlerinden oluşan bir sahne resmedilmiştir.

Sivrihisar, turizmde marka kent olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Eskişehir’in en büyük ilçesidir. Sivrihisar Ankara, İzmir ve Eskişehir yollarının kesişme noktasında yer alır. Eskişehir’e 100, Ankara’ya 135, Afyonkarahisar’a 120, İzmir’e 448, İstanbul’a 427, Çanakkale’ye ise 520 kilometre uzaklıktadır.

Tarihi, kültürü, doğası ve turizmiyle Nasreddin Hoca’nın da dediği gibi Dünyanın Merkezi olan SİVRİHİSAR, özgün mimari dokusu, tarihi eserleri, önemli şahsiyetleri, kültürel değerleri, doğa sporları, doğal ve yaban hayatı, endemik türleri içeren flora ve faunasıyla, keşfedilmemiş bir turizm beldesidir. Tarihi yolların kesişme noktasında Friglerden, Romalılardan, Selçuklulardan, Osmanlılardan devraldığı birçok miras ile ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Sivrihisar, ünlü kral yolunun geçtiği ve Kibele tapınağının bulunduğu Pessinuss, üç kıtadan kuşların konakladığı Balıkdamı Kuş Cenneti, Anadolunun en büyük ikinci kilisesi Ermeni Kilisesi Surp Yerortuyun ve başta Anadolu’nun en büyük ahşap direkli Camilerinden Ulu Cami olmak üzere onlarca tarihi camii, mescit, çeşme, hamam, eski mahallelerde zamanın donup kaldığı hissini verecektir.

Keşfetme arzusu ile yollara düşmüş olanların, gezginlerin, yepyeni tatlar peşinde olanların, tarihin ayak izlerinden yürümek isteyenlerin ve huzur arayanların durağıdır Sivrihisar.

Eskişehir – Sivrihisar’da Gezilecek Yerler

Arazilerinin büyük bir kısmı ova görünümünde olsa da, yer yer yüksek dağ ve kayalıklar arazide düzlüğü bozmaktadır. En önemli yükseltiler Sivrihisar dağlarıdır. Bu dağların en yüksek olanı Çal dağıdır. Diğer önemli dağ ve tepeler ise Arayıt dağı, Boztepe, Büvelik Tepe ve Yediler Tepesidir. Sivrihisar’ın başlıca akarsuyu Sakarya nehridir.

Sivrihisar Ulu Cami

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde yer alan Sivrihisar Ulucami Selçuklu döneminden günümüze ulaşan Anadolu’nun nadir ahşap direkli camilerinin en büyüğüdür.

Alemşah Kümbeti

Sivrihisar Ulu Caminin hemen yanında muhteşem Alemşah Kümbeti yer alıyor. Tipik Selçuklu Kümbetlerinden güzel bir örnek. Kare kaide üzerinde köşelerden planmış sekizgen kasnak üzeri kübik gövdeli bir yapı. Duvarları masif mermer yığma tekniği ile inşa edilmiş.

Saat Kulesi ve Seyir Terası

Ülkemizde ve Osmanlı Coğrafyasında onlarca şehirde karşılaşacağınız saat kuleleri içerisinden en görkemlilerinden birini Sivrihisar’da görebilirsiniz. Sivrihisar Saat Kulesi tüm ihtişamıyla yolu Sivrihisar’dan geçenleri selamlamaktadır. Sivrihisar’ın en önemli simgelerinden biridir. 1899 yılında döneminin kaymakamı Mahmut Bey ve Belediye Reisi Yüzügüllü Hacı Mehmet Efendi tarafından yapılmıştır.(Erol Altınsapan/ Ankara Salnamesi 1318, s.155)

Nasreddin Hoca Anıt Mezarı – Kızının Kabri

Açık Hava Heykel Müzesi

Tarihi canlandırmak ve ilçemizi tanıtmak amacıyla 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eskişehir Valiliği ve Sivrihisar Belediyesinin destekleriyle, Sivrihisarlı heykeltıraş Metin Yurdanur tarafından, Ermeni Kilisesi civarında Türkiye’nin ilk Açık Hava Heykel Müzesi oluşturuldu. 2017-2018 yıllarında Sivrihisar Belediyesi tarafından Müze alanına çevre düzenlemesi yapıldı. Türkiye’ye mal olmuş heykeltıraş Metin Yurdanur’un Türkiye genelinde ve yurt dışında toplam 200’ün üzerinde eseri bulunmaktadır.

Sivrihisar Kilim Müzesi

Sivrihisar Kilim Müzesi, Türk kültürü ve çağdaş sanatla birleştirilen bir mimari ile yapılmıştır. Müzenin iç ve dış cephesinde ahşap işçiliği kullanılmıştır. Sivrihisar kilimlerinden esinlenilen motifler, ahşaba aktarılarak müzenin dış cephesine uygulanmıştır. 600m2 lik alana kurulan 2 katlı müze içerisinde dokuma ve satış alanı, 2 sergi salonu ve 42 sergi alanı bulunmaktadır. Kilimler hava almayacak şekilde tasarlanan camlı dolaplar içerisinde izole edilmiş olup, tüm alan için iklimlendirme sistemi kullanılmıştır.

Surp Yerrortutyun Ermeni Kilisesi

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan Surp Yerortutyun (Ermeni) Kilisesi 1650’de inşa edilmiş olup, 1876’da yangın sonucu zarar görmüş ve 1881 senesinde Patrik Nerses Varjabedyan döneminde mimar Mintes Panoyat tarafından yeniden inşa edilmiştir. Kilise, Ermeni mahallesinin orta kısmına saat kulesinin eteklerine yapılmıştır. Tamamı taş işçiliği olup yerel taş imalidir. Yapımında pek çok Türk de çalışmıştır. Türkiye’nin en büyük Kiliselerinden biridir.

Sivrihisar Tarihi Evleri

Zamanın ağırlığını taşıyan, dar yollar arasında yok olmaya yüz tutmuş birçok tarihi ev mimarisine uygun olarak başlatılan restorasyon çalışmaları ile eski ihtişamlı günlerine geri döndürülüyor.

Zaimağa Konağı (TBMM Ankara dışında ilk kez toplandığı konak)

Zaimağa Konağı Kuvayı Milliye’nin kurduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve Bakanlar Kurulunun Kurtuluş Savaşı sırasında ve en kritik bir dönemde Ankara dışında ilk kez toplandığı ve önemli kararlar aldığı bir konaktır.

Nasreddin Hoca Anıt Parkı

Efsaneleşen Bilgeliğiyle, Filozofluğuyla, Nükteleriyle, Dünyanın Merkezinde Sivrihisarlı Nasreddin Hoca…

Felsefi mizahın en büyük temsilcisi Nasreddin Hoca, eleştirel ve çözümleyici düşünmeyi öğreten bilgeliği ve yaklaşık sekiz asırdır yaşayan fıkralarıyla dünyanın merkezinde bir mizah dehasıdır. Babasının adı Şemseddin olan Nasreddin Hoca, 1208 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı, adı sonradan ‘Nasreddin Hoca Belbesi’ olarak değiştirilen ‘Hortu’ köyünde doğmuştur. Nasreddin Hoca Türk-İslam kültürünün büyük bilgesi ve gülmece ustasıdır.

Asıl görevi hocalık olmasına rağmen, Anadolu’nun çeşitli yerlerinde katiplik, müderrislik, kadılık, mahkemelerde bilirkişilik de yapmıştır. Anadolu insanını iyi bildiği için mizahlarında yer alan olayların çoğu yaşanmıştır ve bundan dolayı da Nasreddin Hoca fıkralarını dinleyen her insan Nasreddin Hoca fıkralarında kendinden bir parça bulmuş, benimsemiş ve yüzyıllardır bu fıkralar anlatıla gelmiştir.

Sivrihisar Ulu Camii avlusunda yapılan kazı çalışmalarında bulunan taş mezar sandukanın önceleri Nasreddin Hoca’nın oğlu Ömer’e ait olduğu düşünülmüş olup, akabinde taş sandukanın Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum’un bilimsel incelemeleri ve filolojik çalışmaları sonucunda Nasreddin Hoca’ya ait olduğu belirlenmiştir. Söz konusu yazılı veriler ışığında Nasreddin Hoca’nın doğum ve ölüm yeri Sivrihisar ilçesidir diğer şehirlerde ve ülkelerde olan mezar, makam ve anıtları temsilidir.

Çardak Hamamı

Roma döneminden bu yana kullanılagelmiş şifalı kaplıca suyu üstüne yapılmış olan Çardak Hamamı, bir Selçuklu yapısıdır. Çardak hamamı sahip olduğu eşsiz işlevinin gerekli kullanım ihtiyaçları karşılanarak ve hamam yapısının özgün mimari özellikleri korunarak hizmete sunuluyor.

Erkekler ve kadınlar hamamı olmak üzere birlikte inşa edilmiş iki ayrı kubbeli sekizgen mekandan oluşmaktadır. Sivrihisar Hamamkarahisar mahallesi Dutlu ve Kadıncık köyleri yol ayrımından evvel, tarihi köprüden sonra sağda ve Hamamkarahisar Caminin kuzeyinde yer alır.

Aziz Mahmud Hüdayi Cami

Aziz Mahmud Hüdayi tarafından 591 yılında yaptırılmıştır.. Ortası büyük, çevresi yarım kubbeler şeklinde ahşap tarzda inşa edilmiştir.

15 yy. da Aziz Mahmud Hüdâyî tarafından yaptırılan ve ismiyle anılan cami 1313 Hicri (1825 M.) yılında Kaymakam Arif Bey tarafından yeniden yaptırma derecesinde büyük bir onarım görmüştür. Bu nedenden dolayı Yeni Camii olarak da adlandırılır. İç mekanda kubbe kasnağında yazılı 1333 H. (1914 M.) tarihi iç süslemelerin bu tarihte yenilendiğini göstermektedir. Caminin doğu duvarında saçağın altında yer alan küçük taş levhadaki 1914 tarihi ise bu tarihte de bir onarım gördüğünü belgeler. Günümüzde ise geçmişe sahip çıkan Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü ve Sivrihisar halkı bu eseri koruyarak geleceğe katkıda bulunmak amacı ile gereken özeni göstermektedirler.

Akdoğan Mescidi

Selçuklu döneminden kalma önemli bir mescid olan Akdoğan Mescidi, Sivrihisar’ın önemli bir uç şehir olduğunun göstergesidir. Anadolu’nun ilk mescidlerindendir.

Hazinedar Cami

Anadolu`nun Kabe Minyatürlü İlk Camisi. Sivrihisar İlçesinin en önemli tarihî eserlerinden birisi olan Hazinedar Mescidi Anadolu Selçuklularından Hazinedar (Maliye Nazırı) olan Necibiddin Mustafa’nın kendi adına 1274 yılında yaptırdığı mescidin içerisi 15. yüzyıla tarihlenen minyatürlerle bezelidir Mekke, Medine, Kudüs minyatürlerinin arasına çiçekler, hurma ağaçları ve geometrik motifler çeşitli renklerle işlenmiş. Resimlerin altı siyah, kobalt mavisi, toprak yeşili ve kahverengi ile çiçek vazoları ve dekoratif çiçeklerle süslenmiştir.

Kurşunlu Cami

İlçe merkezindeki cami Şeyh Baba Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Kitabesine göre inşa tarihi 898/1492’dir. Sivrihisarlı Şeyh Baba Yusuf’un İstanbul’daki II. Bayezid Medresesi’nin açılışını yaptığı, Bayezid Camii’nde ilk cuma namazında açılış dersi verdiği belirtilir. Sivrihisar’da doğan Baba Yusuf, doğduğu yere istinaden kaynaklarda “Sivrihisârî” lakabıyla anılmaktadır. Ayrıca, Sultan II. Bâyezîd Han’la Yusuf-ı Sivrihisari arasında yapılan babalık ve oğulluk akdinden sonra, Bayezid Han’ın ona “Baba” diye hitap ettiği ve bundan dolayı Yusuf-ı Sivrihisari’nin “Baba” lâkabıyla da anıldığı halk arasında söylenmektedir.

Seyyid Şeyh Mahmud Süzani Külliyesi

İsminin Seyyid ve Şeyh olması çağının ileri gelen din adamlarından olduğunu ortaya koymaktadır.

Kılıç Mescid Minaresi (Camisiz Minare)

Camisiz Minare, camisi yıkılmış yalnız minaresi kalmıştır. Şunda Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü tarafından başlatılan düzenleme ile Minare etrafı açık havada namaz kılınabilecek hale getiriliyor. Kılıç Minaresi. Sivrihisar kılıçla fethedildiğinden ve kılıca dayanılarak hutbe okunan ilk mescit olmasından dolayı bu adı aldığı söylenir. Bir başka rivayete göre Oğuz boylarının Kılıç aşiretinden adını alır. Tümüyle ahşaptan yapılan mescidi yıkılmış ve günümüze yalnızca minare kalabilmiştir.

Akbaş Çoban Çiftliği

Mastiff ve tazı özelliği gösteren dünyadaki tek ırk olan akbaşın yurt dışındaki ülkelerde özellikle Amerika’da yetiştiriciliği günden güne yaygınlaşmaktadır. Amerikan Tarım Bakanlığı tarafından yapılan ve Kuzey Amerika’da ki çoban köpeklerinin sürü koruma performanslarını konu alan bir araştırmada Akbaş ırkı birinci olmuştur.

Balık Damı

Toplam alanı ise 30 bin dönüm civarındadır. Balıkdamı çok sayıda küçük gölet ve büyük sazlıklardan meydana gelir. Önemli bir sulak alan olmasının yanında çok sayıda bitki balık ve kuş türlerini de ev sahipliği yapar.

Pessinus Antik Kenti

Antik Yunan ve Romalı yazarlara göre Pessinus MÖ 8. yüzyılda bir tarihte yarı mitolojik Frigya Kralı Midas tarafından Kibele kültünün kutsal kenti olarak kurulmuştur.

Göbeklitepe | Şanlıurfa

Troya Müzesi | Çanakkale

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir