Yaşam

Doğal Ve Sağlıklı Ebeveynliğin 3 S’si

Her anne baba doğumdan itibaren çocuğuna iyi bakmayı ve onu en iyi şekilde büyütmeyi arzular.

Her anne baba doğumdan itibaren çocuğuna iyi bakmayı ve onu en iyi şekilde büyütmeyi arzular. Bu temel bakış açısını yadsımamakla birlikte bu arzulanan olguya ulaşmak için “neler yapılmalı, ebeveynlerin davranış kalıpları nasıl şekillenmeli?” sorularına yanıt olabilecek benim deneyimlediğim 3 temel olmazsa olmaz var.

Doğal Ve Sağlıklı Ebeveynliğin 3 S’si

sevgilibebek.com’un yazarı Fatma Nur Olcay verdiği biligilere göre;

SEVGİ SAYGI SABIR …

Ben buna ebeveynlikte temel 3 S kuralı diyorum.

Sevgi

Hepinizce derhal onaylanacak bir unsur olmasına karşın ben, özellikle bizim toplumuzda, bu sevgi sözcüğünün genel anlamda dışa vurum da çok büyük sorunlar olduğunun altını çizmek isterim.

Öncelikle farkına varmadan çoğunlukla yapılan bir ebeveyn yanlışımız var. Sevgimizi çocuklarımıza her koşulda bazen bir lütuf, bazı durumlarda da belli ön koşullara bağlamaya çok yatkınız. Nasıl mı? “Biz seni bu kadar severken, sen nasıl bu kadar yaramaz olursun?” tipi bir söylemde karşımızdaki çocuğumuza  “Biz sana hak etmediğin bir sevgiyi sunuyoruz, çünkü sen yaramazsın” dışa vurumu vardır ve ayrıca yaramazlık yapan sevgiyi hak etmez gibi bir ilişkilendirme de vardır verdiğimiz bu mesaj içinde.

Oysa çocuk gelişimi uzmanları tam da tersini savunuyorlar. Küçük çocukların hangi koşullar altında olursa olsun ebeveyn sevgisini kayıtsız şartsız hissetmelerinin, gerek duygusal gerekse özgüven gelişimleri açısından temel basamak olduğunu belirtiyorlar. Çocuğa ebeveyn sevgisinin kendisine sunulan bir lütuf olduğunu yoğun olarak hissettirdiğimiz de, örneğin tipik anne sözü “saçımı süpürge ediyorum sana” veya “sabahtan akşama kadar sizin için çalışıyor babanız” benzeri sürekli vurgular, küçük çocukta yoğun bir minnet duygusu gelişimine yol açar. Çok küçük yaşlardan itibaren gelişen bu yoğun minnet hissi ise çocuğun kendini ebeveyn karşısında değersiz ve ezik hissetmesine yol açabilmekte ve kuvvetli bir kişilik gelişimine zarar verebilmektedir.

İkinci temel S Saygı demiştim

Ne yazık ki saygıyı bizler, genelde küçükten büyüğe işleyen bir davranış kalıbı olarak algılamaktayız. Oysa küçük çocuklarımıza doğumdan itibaren bir birey olduklarını benimsetecek ve onların saygıyı görerek, taklit ederek öğrenmelerini sağlayacak olan ebeveynlerdir. Bu nedenle bebeğin kişilik haklarına saygı göstermek her ebeveynin temel görevi olmalıdır. Çoğunuz “parmak kadar bebeğe saygı mı gösterilirmiş?” diyeceksiniz eminim, ama bu konuda uzmanlar sizlerle hem fikirler değiller.

‘Çocuklar işitsel değil görsel öğrenirler’

Pedagoglar doğumdan sonraki süreçte bebeklerin bir birey olarak ebeveynlere emanet edilmiş olduğunu, ama bu emanetin doğumla başlayan kişilik haklarının ebeveynler tarafından kollanıp gözetilmesi gerektiği anlamına geldiğini söylüyorlar. Güncel bir örnek vermek gerekirse, bebeğinizin sürekli sosyal medyada resimlerinin paylaşılması veya yabancılar tarafından kucağa alınıp sevilmesi öpülmesi ya da ebeveynlerin kendi istekleri doğrultusunda çocuklarının temel ihtiyaçlarını ve eğitimini göz ardı etmeleri çocukların bireysel haklarına saygı göstermemek anlamına geliyor.

Bu oluşumları çocukluğunda gözlemleyen ve bizzat yaşayan bir birey olarak, saygı görülmediklerini hisseden küçüklerin saygıyı sözle öğrenmekte güçlük çekmeleri de bu doğrultuda gayet doğal bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Asla unutmamalıyız ki, çocuklar işitsel değil görsel öğrenirler; başka bir deyişle taklit etmek onların en sağlıklı öğrenme yöntemidir. O halde onlara öğretmek istediğimiz tüm değerlere öncelikle ebeveyn olarak bizlerin sahip çıkması ve uygulaması gerektiğini asla göz ardı etmememiz yararlı olacaktır.

3. S ise Sabırdır

Sabır Mevlana’nın deyimiyle ‘Sabır, koruğu üzüme dönüştürendir.’ Ebeveynliğin temelinde sabır gerçekten de olmazsa olmaz unsurlardandır, çünkü bebek ve küçük çocuklar hayat deneyimleri toparlamak zorundadırlar ve bunu gerçekleştirmenin en etkin yöntemi her şeyi deneyimleyerek, kendileri yaparak deneme yanılma yöntemi ile öğrenmektir.

‘Sorduğu her soruya bıkmadan cevap vermek’

Ne yazık ki, ebeveynlerin çoğu bu süreci çocuklarını koruma adına sürekli engellemeye veya küçük çocuklarına yeterince deneme fırsatı vermeden kendileri onların adına yapmaya yönelmekteler. İşte bu sabırsızca tutum küçüklerin öğrenme güdülerine balta vuran temel hatalardan biridir. Günümüzde ebeveynlerin sabırsız tutum ve davranışlarının çocuklarını da sabırsız olmaya yönelttiği uzmanlarca tartışılmakta olan bir konudur.

Çocuğa sabır göstererek fırsat vermenin, sorduğu her soruya bıkmadan, usanmadan ve ertelemeden sabırla cevap vermenin onun hayatı tanımasına ve öğrenmesine yönelik en büyük katkı anlamına geldiğini asla unutmamalısınız. Küçük çocukların yetişkinlerden farklı olduğunu ve beyinlerinde öğrenme işleminin tekrarlarla pekiştiğini göz önünde tutarak, klasikleşmiş küçük çocuk söylemindeki “Hadi bi’ daha” lara sabır göstermenin doğru ebeveynlik yapmanın temelidir desek abartmış olmayız.